Haftanın Anketi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Dünya
Davutoğlu: `2012, Ortadoğu`yu kaybedişimizin 100. yılı`
23-01-2012 / 08:31
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kayseri`de yaptığı bir konuşmada Türkiye`nin Ortadoğu`ya yönelik politikalarını değerlendirdi. Davutoğlu, "100 yıl önce kaybettiğimiz topraklardaki kardeşlerimizle yeniden buluşacağız" dedi ve bunu "zorunlu bir tarihi görev" olarak niteledi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, AKP Kayseri İl Örgütü`nün bir toplantısında konuştu. Gündeme dair açıklamalarda bulunan Ahmet Davutoğlu`nun konuşması Yeni-Osmanlı mesajlarıyla yüklüydü.

AA`nın haberine göre, Davutoğlu`nun gündeminde yoğun olarak "Arap Baharı" ve Türkiye`nin Ortadoğu`ya yönelik uyguladığı politikalarının değerlendirmesi vardı.

"Ortadoğu`yu kaybedişimizin 100. yılında kardeşlerimizle yeniden buluşacağız"
Konuşmasında Osmanlı Devleti`nin 1911 sonrası toprak kayıplarını sıralayan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 2012`yi "Ortadoğu`dan çıkışımızın 100. yılı" ilan etti. 100 yıl sonra, Osmanlı Devleti`nin kaybettiği topraklara yeniden açılacaklarını belirten Davutoğlu, bunu " zorunlu tarihi bir görev" olarak niteledi. Dışişleri BAkanı Ahmet Davutoğlu`nun konuşması şu şekilde: "1912 yılı bizim Balkanlar`dan çıktığımız yıl. 2012, Balkanlar`da hala birçok yaranın sarılamadığı, birçok krizin hala hasat verdiği bir yıl. 1914, 1. Dünya Savaşı ve 1917`ye kadar Ortadoğu`da, benim de sizlerin de hepimizin dedelerinin, kiminin Yemen`de, kiminin Suriye cephesinde, kiminin Irak cephesinde, kiminin Medine müdafaasında, o mukaddes toprakları savunmak için son nefesine kadar mücadele etmiş bir neslin çocukları olarak, Ortadoğu`dan çıkışımızın 100. yılı. Şimdi yüzyıl sonra bütün Ortadoğu coğrafyasında, Türkiye`den tekrar büyük beklentilerin olduğu ve Sayın Başbakanımızın adının anıldığı yerde bile büyük bir heyecan dalgasının doğduğu, Türk bayrağının görüldüğü yerde bir beklenti dalgasının oluştuğu bir dönem. 2014 yaklaşıyor. 1915 Çanakkale Savaşı. İşte Fransa`nın bugün istismar ettiği, Ermeni ile birlikte bizim tarihimize kara leke çalmaya çalışan, bir 100. yıl travması. 1918, bir imparatorluğun, kadim bir devletin bittiği yıl. Şöyle düşününüz. AK Parti kadroları olarak önümüzdeki 100 yılı inşa etmek için çalıştığımızın bir göstergesi olarak hemen şu hesabı yapınız. 1911 ile 1923 yılları arasında nereleri kaybetmişsek, hangi topraklardan çekilmişsek 2011 ile 2023 yılları arasında o topraklarda tekrar kardeşlerimizle buluşacağız. Bu, zorunlu tarihi bir görevdir``

"Bu düzen böyle gitmez"
Avrupa ülkelerinin derin bir krizin içine sürüklendiğini belirten Davutoğlu, Türkiye`nin AKP eliyle dünyaya liderlik örneği sergilediğini de iddia etti. Suriye`den, Irak`tan, Fas`a kadar büyük bir bölgede siyasi deprem yaşandığını da belirten Davutoğlu, "`Herkes kendi kriziyle uğraşırken ve bütün dünya bu krizle ilgili çözümler ararken, bir ülke, bir devlet, bir millet, yaklaşık 9 yıldır bütün dünyaya istikrar, özgüven, kararlılık ve liderlik örneği sergiliyor. Bu, Türkiye Cumhuriyeti Devletidir ve bu bizim milletimizdir. Böyle kriz dönemlerinde, bir milletin bu krizi doğru okuyan yöneticileri varsa, o milletin kültürel kodlarına sahip çıkan temsilcileri varsa, bu temsilciler özgüven ve kararlılık içinde kendi topraklarında savundukları değerleri dünyanın her yerinde savunuyorlarsa, o milletin yükselmesi kaçınılmazdır. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti`nin en büyük şansı böyle bir temsil kabiliyeti yüklenmiş olan AK Parti kadrolarıdır. Eğer bir ülkenin ekonomik yapısı o ülkenin ideallerini gerçekleştirecek kaynakları üretemiyorsa, eğer bir ülkenin ürettiği kaynaklar borçlarını dahi karşılayamayacak hale gelmişse, o ülkede demokrasinin yürümesi de zorlaşır, o ülkenin onurlu bir dış politikayı takip etmesi de zorlaşır. Bugün Avrupa`daki ekonomik krizle boğuşan ülkeleri çoğu, uluslararası toplantılara gelirken, başları eğik giriyorlar`` dedi.

"Uluslararası düzeni yeniden inşa edeceğiz"
Tayyip Erdoğan`ın Libya Ziyareti esnasında "On binlerce kişinin saatlerce bekleyerek, Erdoğan`ı Türk bayraklarıyla karşıladıklarını" da iddia eden Davutoğlu, "O gün şükür namazı eda ettik" dedi. Dışişleri Bakanı ayrıca, vatandaşlarının Lİbya`dan tahliyesi için 63 ülkenin kedilerinden yardım talebinde bulunduğunu belirtti.

Libya`da yaşanın sınavın bugün çok daha büyük ölçekte Suriye`de yaşandığını vurgulayan Davutoğlu, "Bizim hiçbir açıdan zihniyetimizin herhangi bir köşesinde, mezhepçilik ya da etnik milletçilik yoktur. Ne Suriye`ye, ne Irak`a ne de Ortadoğu coğrafyasındaki herhangi bir topluluğa bu perspektifte bakarız. Tutumumuz nettir, ilkeseldir ve tamamen savunduğumuz değerlere dayanmaktadır. Biz kendi milletimiz için ne istiyorsak kardeş Ortadoğu halkları için de onu istiyoruz. Tahrir Meydanı`na çıkanlar, Yasemin Meydanı`nda devrimi ateşleyenler, Suriye`de şehir şehir gösteri yapanlar, bu kardeş halkların hepsi biz kendi milletimiz için ne vaat etmişsek onu istiyorlar. Biz bu taleplerin karşısında duramayız. Bu taleplerin yanında yer aldık, yanında yer almaya da devam edeceğiz. İnşallah bu taleplerin hayata geçmesiyle birlikte, yeni bir Ortadoğu`nun kurulmasıyla birlikte, sadece Türkiye`nin yükselişi değil, bütün bu bölgenin yükselişi olacak. Bütün bu coğrafya yeniden şekillenirken, tarihi coğrafyamız tekrar ayağa kalkarken, bu kardeş halklarla birlikte sadece bölgemizi yeniden inşa etmekle kalmayacağız, uluslararası düzeni de yeniden inşa edeceğiz. Değerler üzerine yeniden inşa edeceğiz. Bu değerlerin temelinde de insana saygı var, insanı devletin ve uluslararası sistemin üstünde, sadece ve sadece eşref-i mahlukat olarak gören bir anlayış var" şeklinde konuştu.

"2011 yılı ilahi bir tevafuk"
Türk Dış Politikası`nın çok kolay bir dönemden geçmediğini belirten Dışişleri Bakanı Davutoğlu, "Omuzlarımızda, bu zayıf omuzlarda, çok büyük bir tarihi sorumluluk taşıyoruz. Yüzyılın muhasebesi yapılıyor arkadaşlar. Geçen sene Tunus`ta ilk `Yasemin Devrimi` başladığında Bakanlar Kurulumuza da bir sunuşta bulunmuştum. Daha sonra bir vesileyle kamuoyuyla da paylaştım. Doğrusu bizi iliklerimize kadar ürperten bir sınavla karşı karşıya olduğumuzu hissettik. Nasıl bir sınav bu? Bakın 1911 yılı son Türk askerinin Libya`dan çıktığı yıldır. Enver Beylerin, Mustafa Kemal Beylerin bütün o kahraman askerlerin sömürgeciliğe karşı direniş gösterdiği ve o büyük direnişi kaybettiği yıldır. 2011 yılı ilahi bir tevafuk. Ya Libya`da var olacaksınız, ya Libya`yı kaybedeceksiniz. Geçen sene sırf bu bağlamda yaşadığımız bu büyük imtihanı her an içimizde hissettik" dedi.

soL


Yorumlar Toplam 0 Yorum Yapılmış
    Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
GAZETE 1. SAYFALARI
Lütfen Menüden Gazete Seçiniz
YURTİÇİ HAVA DURUMU
HİÇ BİR ŞEYİN GİZLİ KALMASINI İSTEMİYORSANIZ BİZİ ARAYIN 0212 569 62 62 0545 959 74 78
ip adresim