Haftanın Anketi
Ekonomi
Gelecek nesiller bugünden borçlandırılıyor
07-02-2017 / 17:28
Sorgusuz, sualsiz, denetimsiz ve alelacele bir şekilde kurulan Varlık Fonu halkın omzuna binecek bir yükten başka bir şey değil. Bu sınırsız ve özel yetkilerle donatılmış fon aslında ne işle uğraşacak?

Varlık değil varlıkları rehin fonu: Gelecek nesiller bugünden borçlandırılıyor

Sorgusuz, sualsiz, denetimsiz ve alelacele bir şekilde kurulan Varlık Fonu halkın omzuna binecek bir yükten başka bir şey değil. Bu sınırsız ve özel yetkilerle donatılmış fon aslında ne işle uğraşacak?

Kamuya ait bankasından postanesine, havayolu firmasından petrol şirketine, BOTAŞ’ından Çaykur’una elde avuçta ne varsa 5 Şubat’ta Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi’ne devredildi.

Varlık fonları petrol gibi doğal kaynaklar zengini ülkelerde bugünkü ve yakın gelecekte birikecek bu kamusal zenginliği ileriye, yani torunlara taşıma niyetiyle kurulur ancak Türkiye’de durum tam tersi. Varlık fonu bugünkü harcamalar için eldeki varlıkları rehin ederek yaratılacak borçluluğu, geleceğe yani torunlara taşımak için kuruldu.

Numan Kurtulmuş da hükümet adına yaptığı açıklamada açıkça bu fonun garanti amaçlı kurulduğunu ve “ekonomik salvolara” karşı teminat nitelğinde olduğunu söyledi.

Hürriyet gazetesi yazarı Uğur Gürses de 7 Şubat’ta yazdığı “Varlıkları rehin fonu” başlıklı yazısında fonun halka maliyetini açıklamış. Gürses’in görüşlerinden faydalanarak madde madde fonu anlattık.

Kamuya ait herşey fona devredilebilecek

Fonun Meclis’ten çıktığı haliyle şimdi yürürlüğe giren hali birbirinden farklı. Ağustos ayında OHAL kapsamında çıkaırlan KHK ile varlık fonuna devredilebilecek varlıklara ilave tanımlamalar getirildi. Bu tanımlama öyle genişti ki “istediğimi bu fona devrederim” maddesi de denilebilir. Böylece haftasonundan beri kamuya ait bütün kurumların yanı sıra zaten özelleştirilmiş olan Türk Telekom’un özelleştirme kapsamı dışında kalmış payı da devredildi. Ayrıca bütün Hazine arazileri ve Savunma Sanayi Destekleme Fonu’ndaki 3 milyar lira da 3 ay sonra geri ödenmesi koşuluyla fona aktarıldı.

Amaç referanduma kadar piyasayı rahatlatmak

Buradaki 3 ay ibaresi ve fonun hayata geçirildiği dönem de önemli bir veri. Gürses fonun, referandum öncesi ekonomiye canlılık getirme ve moral sağlama amacıyla bu dönemde hayata geçirildiğini düşünüyor. Ancak AKP/Saray iktidarının referanduma daha iyi ekonomik koşullarda gitme çabasının işe yaramayacağı fikrinde.

Bu fon borçlanarak kaynak yaratacak

Gürses, Varlık Fonu’nun kendisine Hazine’den devredilen varlıkların tamamını satmaktan çok rehnederek borçlanma ve kaynak yaratacağını belirterek; “İki ana kulvarı var; birincisi bu fona devredilen kuruluşları teminat havuzuna koyarak yurtdışından borçlanmaya çalışmak. İkincisi de, olasılıkla birinciyle eş zamanlı olarak yurttaşlardan borçlanmak” dedi.

Yurtiçinde de yurtdışında da para bulunamıyor

Mega projelere kaynak bulmak için kullanılacağı açıkça belirtilen fon, yurtiçindeki ve yurtdışındaki bankalardan para bulunamamasına çözüm olarak geliştirildi. Ülke içindeki bankalar kredi hacminin sınırına dayandığından yurtdışındaki bankalar ise meşruiyet sorunu nedeniyle kredi vermiyor.

Şeffaf ve meşru değil

Düzenlemenin OHAL koşullarında çıkarılması meşruiyetini ortadan kaldırmak için yeterli. Gürses bunu “Yani Meclis’te değil hükümetin darbe girişimi karşısında ilan ettiğini söylediği olağanüstü hal kapsamında değiştirildi. Oysa darbe girişimiyle ilgili bir şey değildi bu. Bu yüzden meşruiyet açısından sorunlu bir adım” sözleriyle anlattı.

Kamusal denetimden muaf

Her türlü finansal ve ticari faaliyeti yapabilme hakkına sahip olan bu fon hiçbir hukuka da dahil değil. Fon’a devredilen şirketler Sayıştay denetimine tabii olmayacak, Sermaye Piyasası Kurulu veya Rekabet Kurulu gibi çeşitli kamu otoritelerinin denetiminin de dışında olacağını söylüyor Gürses.

Vergilerden de muaf

Fon’a devredilen şirketler, vergilerden de muaf tutulacak. Muafiyetler konusunun da ucunun açık olduğunu aktaran Gürses, buradaki bankalardan alınan vergilerin bütçe için önemli bir kaynak olduğunu, vergi muafiyeti getirilmesi durumunda bütçenin zorlanacağını belirtiyor.

Fonu yönetecek kişi de önemli

Varlık Fonu’nun yönetimi Cumhurbaşkanı Danışmanlığı yapan Yiğit Bulut’a verildi. Fonu yönetecek kişinin önemine de dikkat çeken Gürses, “Atanan kişilerin seçiminde bile çeşitli prosedürler olmalı hem özgeçmişleri, hem uzmanlıkları açısından belirli kriterler olmalı diye düşünüyorum ama burada onun da olmadığını görüyoruz” dedi.

Gelecek nesilleri borçlandırma fonu

Dünyadaki yatırım fonlarının bir borçlanma mekanizması kurmak değil mevcut zenginliği ve kaynakları gelecek nesillere aktarmak olduğuna dikkat çeken Gürses “Türkiye’de yapılan ise bugünkü harcamayı finanse etmek için gelecek nesilleri bugünden borçlandırmak” diyor.

Özel sektöre verilen taahhütleri hiç bilmiyoruz

Türkiye’de kamunun ekonomi politikasının bütçe bütünlüğünden uzaklaşarak şeffaflığını yitiren Bütçe, Varlık Fonu ve yatırımlardan oluşan koşullu yükümlülüklere doğru kayıyor. Gürses buna dair “Bütçe malum, yürütme ‘izin verdiği kadar’ denetlenebiliyor. Varlık Fonu da öyle olacak” diyor. Yap-İşlet-Devret modeli Hazine garantili projeleri düşündüğümüzde köprü geçiş garantileri, şehir hastanelerine ödenecek kiralar  gibi, dev kamu yatırımlarından özel kesime taahhüt edilen “koşullu yükümlüklerin” ne olduğu, ne kadar olacağı ise henüz bilinmiyor.

Gürses yazısına “Türkiye, giderek ‘sandıkta çoğunluk oyu elde eden iktidarı elde eder, istediğini yapar; bilgi ve hesap vermez’ ülke olarak savruluyor. Ancak bu gidişle fatura ise halkın tamamına çıkacak” sözleriyle son veriyor.

 

Sendika.Org


Yorumlar Toplam 0 Yorum Yapılmış
    Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
Mustafa Kemal ATATÜRK
GAZETE 1. SAYFALARI
Lütfen Menüden Gazete Seçiniz
HİÇ BİR ŞEYİN GİZLİ KALMASINI İSTEMİYORSANIZ BİZİ ARAYIN 0212 569 62 62 0 535 734 89 88 Email:gazeteesenler@gmail.com