Yeni Türk Ticaret Kanunu`na ilişkin dün kısa bir not yazmıştım. Endişeleri anlıyorum ama bazı noktalarda da artık değişiklik zamanı gelmedi mi diye sormuştum. Vergi denilince aklıma gelen birkaç isimden biri olan Prof. Dr
Yavuz Semerciyavuz.semerci@gazeteport.comYeni Türk Ticaret Kanunu’na ilişkin dün kısa bir not yazmıştım. Endişeleri anlıyorum ama bazı noktalarda da artık değişiklik zamanı gelmedi mi diye sormuştum. Vergi denilince aklıma gelen birkaç isimden biri olan Prof. Dr. Şükrü Kızılot aradı. “Şirketinden para çekenlerin cezalandırılmasına, kesinlikle karşı değilim” diye söze başladı. Yani benim yazımdan öyle bir sonuç çıkabileceğinden endişe ettiği için aşağıdaki bilgiyi yollamış. Yeni Türk Ticaret Kanunu ile oluşabilecek risklerden bahsettiği yazıyı aynen kullanıyorum. Şirket sahiplerinin okumasında fayda var:
“Yeni TTK bu konuda hatalar ve çelişkilerle dolu. Onların düzeltilmesi ya da değiştirilmesi gerekiyor. Bu konu ile ilgili yabancı ülke uygulamalarına da yer veren "örtülü kazanç dağıtımı" adı altında 1.000 sayfalık profesörlük tezim var. O nedenle konu ile ilgili konuşma ve yazma hakkını kendimde görüyorum.
Öncelikle bilinmesini isterim ki, hiç bir yerde, "şirketinden para çeken cezalandırılmasın" diye konuşmadım ve yazmadım. Şirketten para çekmek, dün olduğu gibi bu gün de zaten cezalandırılıyor. Şirketten para çekilmesi olayında; "dört ayrı vergi" alınıyor ve her birine ayrı ayrı (verginin bir katı) ceza uygulanıyor. Ayrıca "gecikme faizi" de isteniyor. Yaratılan tablo şu; sanki bu güne kadar bu olayın hiç bir yaptırımı yoktu. Bu konu yeni TTK ile düzenleniyor gibi hava yaratılıyor. İşte bu doğru değil.
Şimdi gelelim, yeni düzenlemeye hangi yönleriyle karşı çıktığıma;
Şirketten para çekene 300 günden başlayan "adli para cezası”, bunu ödemezse 300 günden başlayan "hapis cezası” isteniyor.
A) Kaç lira çekerse bu ceza var?
Yasada hiç bir asgari tutar yok. Sermayesine ya da cirosuna endeksli gösterge de yok. Bunun belirtilmesi gerekir. 1.000 TL çekenle 1 milyon TL çeken, aynı cezaya muhatap!
B)Yıl içinde iki defa para çektiyse, iki defa ceza uygulanacak.
En alttan yani asgari cezadan gidelim 2 x 300 = 600 gün para veya hapis. 600 günün karşılığı en az 12 bin azami 60 bin TL para cezası. Bu para özellikle KOBİ`ler için büyük para. “Efendim, limited şirketlere yok” diye savunma yapılıyor. Halbuki TTK Md. 644/b uyarınca, limited şirketlere de uygulanıyor. Cezada gün ve para olarak azami tutar belirtilmemiş. Farklı tarihlerde, farklı kişilerin çektiği paralar yönünden bu çok önemli.
C) “Efendim, hakim düşük para çekişlere ceza vermez kasıt arar” deniliyor.
Milyonlarca kişiyi ilgilendiren bu olayı yasada belirlemek varken niye yoruma bırakılıyor? Savcılık, ardından hakim karşısına çıkmak. Onur kırıcı bir olay.
D) Adam ihtiyacı oldu parayı çekti bir ay sonra (hatta faiziyle) iade etti, ne olacak?
Yasada "para çekme" fiili adli ceza (duruma göre hapis) için yeterli. Vergide ise, faiziyle iade ederse sorun yok. Hangisi makul?
Kamuoyunda farklı bir hava yaratılıyor ve "para çeken diğer ortağın hakkını gasp ediyor" mesajı veriliyor. Peki..Yeni TTK da "tek kişilik” A,Ş ve LTD şirket var. O zaman bunlarla ilgili niye farklı bir uygulama yok? Onlar niye bu konunun kapsamında?
Limited şirkette en yetkili kişi, şirketi idare eden, temsil eden kişi şirket müdürüdür. Ortak olmayan biri de şirket müdürü olabiliyor. Bunlar para çekerse ceza yok… Fıkra gibi.. (Yasa hazırlanırken unutulmuş.)
Anonim şirketlerde, ortak olmayan genel müdür, genel müdür yardımcısı, müdür para çekerse ceza yok.(Yasa hazırlanırken unutulmuş).
Limited şirketlerde, ortakların eşi, çocuğu, annesi, babası para çekerse ceza yok… (Unutulmuş!..)
Anonim şirketlerde yönetim kurulunda olmayan (Örneğin yüzde 100 ya da yüzde 80 paya sahip) ortağıneşi çocuğu anası, babası para çekerse yine ceza yok. (Unutulmuş).
Örneğin şirket incelendi, faturasız satış bulundu. Veya inşaatçı daire sattı düşük gösterdi. “Şirketten para çektin”. Hadi bakalım önce para duruma göre de hapis! Bu uygulama yayılırsa sonu gelmez.
Bazı şahsi harcamalarınızı (iş yemeği, seyahat, çiçek, çelenk, cep telefonu görüşmeleri vs.) şirkete yansıttınız. O halde şirketten para çektiniz, iddiasının da önü açık.
Yasa yürürlüğe girmemiş ama her tarafı delik deşik.
Vatandaş, şirket olarak değil de şahıs olarak faaliyetine devam ederse, para çekiş vs.de hiç sorun yok.
Bu yasa maddesi acilen düzeltilmezse, ciddi sorunlar yaşanır. Kimse de şirket kurmaz, kuranlar da şahıs işletmesi olur.”
Şükrü Kızılot bu uyarıları yapıyor. Konuyu dikkatinize sunarım…
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin`in “hükümet politikası haline getireceğiz” dediği Evlilik Okulları