Haftanın Anketi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İsmail Çınar
YEREL YÖNETİMLER (BELEDİYELER) VE DEMOKRASİ
Email: cinar-i@hotmail.com

Son günlerde yerel yönetimlerin seçilmiş başkanlarına yapılan operasyonla, yerel yönetimler ve demokrasi ilişkisinin kavranması ve gündem olması daha fazla önem kazanmıştır. Bu nedenle demokrasi ve yerel yönetim ilişkilerini yakından incelemekte fayda olacaktır.

YEREL YÖNETİMLER (BELEDİYELER) VE DEMOKRASİ 

 

Son günlerde yerel yönetimlerin seçilmiş başkanlarına yapılan operasyonla, yerel yönetimler ve demokrasi ilişkisinin kavranması ve gündem olması daha fazla önem kazanmıştır. Bu nedenle demokrasi ve yerel yönetim ilişkilerini yakından incelemekte fayda olacaktır.  

Önce kısa bir demokrasi tanımı yapacak olursak; Demokrasi, halkın kendi yöneticilerini kendisi tarafından seçilmesidir. En önemli ilkesi ise, eşit, adil ve özgürlükçü olmasıdır diyebiliriz. Gerçek bir demokrasiden söz edebilmemiz içinse, halkın, herkesi ilgilendiren konularda söz ve karar sahibi olabilmesidir. Kararlarda, çoğulcu, katılımcı ve demokratik bir işleyiş hakimdir. Yerel yönetim hizmetleri belediyeler tarafından verilmektedir. Belediyeler ya da diğer adıyla yerel yönetimleri de tanımlarsak; Demokratik bir ülkede Belediyeler, bir kentte yaşayan halkın ortak ihtiyaçlarını çözmek ve merkezi yönetime karşı ise o kentte yaşayan tüm halkın genel taleplerinin çözümü için baskı unsuru olan özerk yapılanmalardır. Yerel yönetimlerde yöneticileri o kentte yaşayanlar doğrudan seçerler. Demokrasilerin uygulanacağı en önemli alanlardan birisi belediye hizmetleri uygulanma alanlarıdır. Kamu mal ve hizmetlerinin yine kamu yararı düşünülerek sunulmasını amaçlaması gerekir. Yerel ölçekte kendi kendini yönetme ve yönetebilme hakkını kullanan toplum, merkezi idarenin demokratik işleyişine de müdahil olma hakkını kullanma bilincine varacaktır. Demokrasinin en önemli ilkelerinden birisi katılımcı çoğulculuktur. Bu ilkenin uygulanabileceği en uygun alan ise yerel yönetimlerdir. Elbette öncelikle demokrasiye inanalar ya da demokratik bir sistemle yönetilmek isteyenler için geçerlidir bu ilkeler. İdeal bir yerel yönetim sistemi, özerk, katılımcı ve demokratik olmalıdır.                                                                                                Demokrasiyi içselleştirmiş ve demokratik bir sistem, halkın katılımına açık olur ve belediye yasalarını da buna göre hazırlarlar. Yerel yönetimler demokrasinin tabandan tavana doğru yayılabileceği en önemli ve en uygun kurumlardır. Yerel yönetimlerdeki yöneticiler, onları seçen seçmene karşı hesap verme sorumluluğunu taşırlar. Halk, yakından izlediği yöneticilerinin uygulamalarını sorgulamaları ve denetlemeleri ile demokrasinin önemli bir ayağını işletmiş olurlar. Halkın denetimi arttıkça demokratik işleyiş hayata geçecek, örgütlü toplum bilinci artacaktır.                                                                                       

Yerel düzeyde demokrasi işletilemiyorsa merkezi düzeyde de demokrasinin İşlemesi mümkün olamaz. Yerel yönetimlere eğitim, sağlık, çevre, spor ve kültür gibi alanlarda da yetkilendirilerek daha Fazla güçlendirilmiş olurlar. Demokratik işleyişe sahip bir yerel yönetim ne kadar güçlü olursa, ülke düzeyinde demokrasi o kadar sağlıklı işler. 

Bugün yaşanan uygulamalarda demokratik bir işleyiş yerine emir komuta zinciri içerisinde yerel yöneticiler (belediye başkanları) görevlerinden alınıyorlar. Bu uygulamaların yerel demokrasiyi katlettiği gibi hem halkın demokrasi kültürünü köreltmiş oluyor hem de ulusal düzeyde yaşanması gereken demokrasiye bir darbe vurulmaktadır. Yaşanmakta olan görevden almalar demokrasi ile uzaktan yakından ilgisi olmadığı gibi seçmenin iradesini de hiçe saymak, halka, sürü gözüyle bakmak anlamına gelmektedir. Bu tutum demokratik kültürü zayıflatır, demokrasinin kurumsallaşmasını ise geriletecektir. O bakımdan görevden alınan belediye başkanlarının durumunu bir AKP sorunu olarak göremeyiz. Demokrasiye yapılan bir müdahale olarak değerlendirmek gerekir. Görevden almanın usulü, hukuki yollardır. Kusurları ortaya konup o gerekçelerle yargı marifeti ile gereği yapılıp varsa hatalarının hesabı da sorulması gerekir.  “İstifa etmezseniz gereği yapılır” ifadesi, en hafif deyimiyle bir baskıdır, demokratik geleneklere de tamamen aykırıdır. Öyle anlaşılıyor ki, son referandum sonucu, bumerang gibi AKP’nin kendisini de vurmaya başlamıştır, umarım bir ders çıkarmışlardır.  

                                                  İsmail Çınar  cinar-i@hotmail.com  Kasım 2017  

06.12.2017

Bu Yazı 33 Kez Okunmuş

Yorumlar Toplam Yorum Yapılmış
    Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
Mustafa Kemal ATATÜRK
GAZETE 1. SAYFALARI
Lütfen Menüden Gazete Seçiniz
HİÇ BİR ŞEYİN GİZLİ KALMASINI İSTEMİYORSANIZ BİZİ ARAYIN 0212 569 62 62 0 535 734 89 88 Email:gazeteesenler@gmail.com