Email: serkanbasut@hotmail.comSiyaset ve Gençliğe güven
Bir genç kardeşiniz olarak bu yazımda ülkemizde gençliğe verilen değere değinmek istiyorum. Yıllardan beri ülkemizde gençlere maalesef güvensizlik söz konusu. Hiçbir alanda bu gençlere güven sorunu halledilemedi. Dünya değişiyor, siyasetin mecrası değişiyor ama gençliğe bakış ve değer verme hep ayni kalıyor.
Genç kesimlere hiçbir platformda söz hakkı tanınmıyordu. Tanınsa da açıkçası pek dikkate alan yoktu. Yeri geldiğinde siyasetçiler, sivil toplumcular gençleri yere göğe sığdıramıyorlardı. Ama sadece göstermelikti. Çünkü onlar için siyasette yer almaları hakettikleri mevkiilere gelmeleri için gençlerin 50 yaşını doldurmaları gerekiyordu. 50 yaşından 80 yaşına kadarda öncülük yapabilirlerdi. Onların gözünde ve zihniyetinde siyasette 50 yaş altı hamallar gerekmekteydi. Her kesim aktif siyasette yer alırsa bu yükü kim omuzlayacak düşüncesi vardı. Bu anlayış halen geçerli.
Dinamik zeki bilgili diye adlandırılan gençlik kesimi her şeyin başında partilerinin hamallığını ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorlardı. Tek sorun şuydu gençler aktif siyaset yapsa, Bir yere gelse veya getirilse partinin hamallığını kim yapacaktı. Aslına bakarsak dünden bu güne pek fazla değişen bir şey olmadı.
Bir iki siyasi parti dışında gençlere önem veren, Gençlik komisyonlarına değer veren gene yok. Yıllar sonra belki ilk defa iki elin parmakları kadar genç vekil var TBMM de. Bu sayıda nüfusunun yarıdan fazlası genç olan bir ülkede, ülke gençliğini ne kadar temsil edebilir buda tartışmaya açık bir konu.
Evet, siyaset gençleşmeli ama bundan önce gençlere önem verip, özenle dinleyip dikkate almak gerekli. Emeklilik yaşına gelen siyasetçilerin artık gençlerin önünü açmak için emekliklerini istemeleri gerekli. Çünkü artık siyaset Rahmetli Erbakan, Süleyman Demirel veya Rahşan Ecevit’in yaşına denk yapılmamalı. Onlar duayen olarak dursunlar ama geçlerin de seçme ve seçilme hakları öne çıkarılsın.
Gençlere birer hamal gözüyle bakılmamalı. Gençlik demek sadece teori değil, pratik demek taze beyin, dinamizm, motor güç demek. Birilerine kalsa bu ülkede başarılı genç yok. Ama şunu da unutup geçiyorlar Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul’u fethettiğinde daha 23 yaşındaydı. Ve bunun gibi nice başarıya tarihimiz şahitlik etmekte.
STK’lar ise gençlerin önlerini açıp kültür seviyesini yükseltmek yerine çeşitli hemşeri dernekleri kurarak gençleri kahvehane kültürüyle yetiştirmeyi tercih ediyorlar. Çünkü onlar için iki el oyun oynayıp dört beş çay parası verildi mi derneğe katkı sağlanmış olur. Belki de dernekçiler için kültür bundan ibaret. Gençlerimizin artık köşe başı avarelik ve kahvehane kültüründen kurtulması-kurtarılması gerekir.
Gençlerin kendilerini geliştirip bu güne kadar kendilerine tanınmayan şansı bulup çıkararak, bu günden sonra da sahiplenerek bir sonraki genç nesillere bir miras olarak bırakmaları gerekir. Gençleri bu konuma hazırlamak ise devletin, belediyelerin, eğitim kurumlarının, STK’ların ve özellikle siyasi partilerin birinci görevlerinden olmalı. Ayrıca bu kurumlar hiçbir çıkar beklemeden gereğini yapmalılar. Ülke adına, toplum adına, gençlik adına.
Kısacası gençliğe desteğin ve güvenin sözde değil özde olması gerekir.
22.11.2011
Bu Yazı 1918 Kez Okunmuş
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin`in “hükümet politikası haline getireceğiz” dediği Evlilik Okulları