KANAL İSTANBUL GERÇEĞİ:RANT

İlk başlarda tamamen mantıksız; boğaz geçişlerinden para alınamıyor, burada çok gemi bekliyor diye başlayan ve yeğenim karşıdan karşıya geçerken gemi trafiğine takılıyor kadar bahane bulunmaya çalışılan kanal İstanbul projesi, her geçen gün anlaşılıyor ki rant için yapılıyor.

20:56:18 | 2020-01-09

Para için yapıyoruz denilse aslında bu kadar tepki çekmez idi! Rant için yapılıyor olduğunu kendileri biliyor ama söyleyemiyorlar! Hoş onlar için rant olmayınca iş yapılmıyor. Bu arada kar ve rant farkından bahsetmiyorum!

Ama rantçılık gibi bir algı bulaştığı ve kendi kabulleri ile İstanbul’a ihanetleri ortada olanların bunu para için yapıyoruz deme şansları bile kalmadı! Onun için dolanıp duruyorlar.

Onlar dolandıkça çarşafa dolanıyorlar, rant için yatırım yapanlar sıkıştırıyor! O yüzden ihtiyaç ve gereksinim olarak, olmazsa olmaz denemeyecek bu proje, ne olursa olsun yapacağız moduna giriliyor.

Rant için yapıyoruz deseler iki soru ile karşılaşacaklar. Birincisi hani ülke olarak çağ atlamış idik, hani bu proje sükse için idi. İkinci soru burası rant için yapılıyor ise biz ne kadar kazanacağız!

İlk soru ile akıllara otomatik olarak, ayranı yok içmeye, tahtırevan ile gider gezmeye durumu gelecek idi. İkinci soru ise akıllara bayağı karlı mı yoksa, millete ne kadar vergi olarak dönecek düşüncesini akla getirecek idi.

İşte bu yüzden ülkenin bir zararı varmış ta kara geçiriyoruz havasında sunulmaya çalışıldı. Ama dedikleri gibi olmadığı oldukça aşikâr.

Mesela 2007-2017 arasında boğazdan gemi geçiş sayısı 56.000’den 44.000’e düşüyor ama Kanal İstanbul olsun diye projeksiyon yapan sözde bilim insanları, 2017 de 44.000 olan sayıyı 2070’te 115.000’ e çıkarıyor

Boğaz geçişinde trafiği oluşturan LPG ve LNG taşımacılığına, daha yeni açılışı yapılan Türk Akım ve benzeri 6 proje var iken, ihtiyaç olmayacağı görülüyor iken, bu sayıya nereden ulaştınız deme hakkımız vardır.

Bu kadar işsizlik ve dinamo sektör inşaatın, daralma sonucu piyasa açlığı da ortada iken, kimin aklına gelir doğa, su, habitat, deprem, gelecek nesiller, şehir ve insanlık!

Bak, Arap sermayesi de bizi düşündüğünden toprak almaya devam ediyor! Adamlar Türk ekonomisine destek olmak için kanal çevresinden arsa topluyor! Haklı olarak Adana ya da Malatya’dan alacak değiller!

Koskoca Kızılderili reisi Şef Seatle anlatamamış meramını biz mi anlatacağız!

“…Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık tutulduğunda; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”

Para kazanma uğruna her şeyi satacak kıvama gelmiş liboş ve sesi çok çıkan bir kitlede var son tahlilde, kilitle gitsin!

Ama bu kadar tepki olan bir yer yense bile kursaktan zor geçer o biline.

Kanal İstanbul bitmeden çevresinde evlerin bittiğini göreceğiz! Dünya ekonomik olarak dar boğazda birileri rantlı olduğu için yatırım yapar ve kazanabilir! Ama sunulduğu gibi olmayacağı sıkıntıların hep göz ardı edildiği ve İstanbul’a zarar verenin iki yakasının bir araya gelmeyeceği görülecektir.

Doğa er veya geç verdiğini alır! Sel gider kumu kalır!

data-ad-client="ca-pub-8630624320449895">




ETİKET :  

Tümü

-- Adversting 7 --

<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({
google_ad_client: "ca-pub-8630624320449895",
enable_page_level_ads: true
});
</script>